Kader değil ama onun gibi bişi
İnsanların hayattaki yerleri üç aşağı beş yukarı tahmin edilebilir.Tıpkı Laplace şeytanı gibi. Ne olacağınız şimdiden belli.
Bu akşam Zaz dinlerken şarkıcı ablaya özendim, ama olasılıksız bir durum, bam başka bir hayat ve kurgu, yetenek ses şu bu vesairenin çok ötesinde. Hayatla ilgili bişi bir anda öyle sesler çıkartabilsem de yine olmaz çünkü hayata bakışım farklı.
Anlatamadım…
Baştan alalım, ne olduğumuz o kadar belli ki ne olacağımızı da tahmin edebiliriz.
Kader gibi, ama tam öyle değil, ne olduğunuzu değiştirebilirsiniz ama çok emek ister.
Değişse bile tortusu kalır.
Ve tıpkı bir hortum gibi küçükten başlayıp büyüğe gider.
İşte o yüzden çocukken olanlar çok önemli, ve hatta bebekken.
Eğer geleceği merak ediyorsanız kendi içinize bakın.
Hatalarınız ve başarılarınız ömrünüzün değişik noktalarında ölçekleri büyüyerek tekrar edecek.
Eğer mahallede oynarken bir arkadaşınızı kıskanıp oyunu bozmuşsanız, büyüyünce iş arkadaşlarınızı kıskanıp şirketi batırabilirsiniz.
İlgi odağı olmak isteyip ağladığınız için şimdi tüm o makyajlar şunlar bunlar.
Hırs yapıp, bir hafta bacaklarınız ağrıyacak kadar koşup oyunu kazandıysanız, kendinizi bitirircesine çalışacaksınız.
Ve benzerleri…
Bir kaybeden değişi var: Bilgi insanı en tehlikeli şeye götürür, kendi içine!
Ne başarabileceğinizi ve ne kadar büyük sıçabileceğinizi anlamak için bakmanız gereken tek şey, kendiniz.

Delphi’deki Apollon tapınağının girişinde yazdığı gibi: Gnothi Seauton yani kendini tanı.